Gebelik, 40 haftalık mucizevi bir maratondur. Aileler, bebeklerini kucaklarına alacakları o “zamanında” günü hayal ederler. Ancak bazen biyolojik saat, takvimden daha hızlı işler ve bebekler dünyaya gelmek için acele eder. Tıp literatüründe erken doğum veya prematüre doğum olarak adlandırılan bu durum, gebeliklerin yaklaşık %10-12’sinde görülür ve dünya genelinde yeni doğan bebek ölümlerinin önde gelen nedenlerinden biridir.
Bu kapsamlı rehberde; erken doğumun ilk sinyallerinden risk faktörlerine, prematüre bebeklerin yoğun bakım (küvöz) süreçlerinden ciğer geliştirici tedavilere kadar aklınızdaki tüm soruların yanıtlarını, en güncel tıbbi veriler ışığında bulacaksınız. Amacımız, bu beklenmedik yolculukta size rehberlik etmek ve bilinçli adımlar atmanızı sağlamaktır.
Erken Doğum Nedir? Sınıflandırması Nasıl Yapılır?
Normal bir gebelik süreci 38 ile 42 hafta arasında tamamlanır. Gebeliğin 37. haftası tamamlanmadan önce gerçekleşen tüm doğumlara “erken doğum” denir. Ancak her erken doğum aynı riskleri taşımaz. Bebeğin anne karnında geçirdiği her gün, hayati organlarının gelişimi için kritiktir. Bu nedenle erken doğum, gebelik haftasına göre dört ana kategoride incelenir:
- Geç Prematüre (34-36 Hafta): Erken doğanların büyük çoğunluğu bu gruptadır. Genellikle solunum ve beslenme sorunları hafif seyreder, kısa sürede toparlarlar.
- Orta Derece Prematüre (32-34 Hafta): Akciğer gelişimi tam tamamlanmadığı için yoğun bakım desteğine ihtiyaç duyabilirler ancak sağ kalım oranları çok yüksektir.
- Çok Erken Prematüre (28-32 Hafta): Ciddi bakım gerektiren, organ gelişimleri henüz tamamlanmamış gruptur.
- Aşırı Erken Prematüre (25-28 Hafta ve öncesi): En riskli gruptur. Gelişmiş yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde (YYBÜ) uzun süreli tedavi gerektirirler. Tıbbın sınırlarını zorlayan “mikro prematüreler” bu grupta yer alır.
Vücudun Verdiği Sinyaller: Erken Doğum Belirtileri Nelerdir?
Erken doğumu durdurabilmenin veya bebeği en iyi koşullarda dünyaya getirmenin anahtarı “erken farkındalık”tır. Aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçını hissederseniz, vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız.
1. Düzenli ve Ağrılı Kasılmalar
Normalde gebeliğin son aylarında “yalancı kasılmalar” (Braxton Hicks) olur; bunlar düzensizdir ve dinlenince geçer. Ancak kasılmalar 10 dakikada bir veya daha sık geliyorsa, pozisyon değiştirmenize rağmen geçmiyorsa ve şiddeti artıyorsa bu, doğumun başladığının işareti olabilir.
2. Pelvik Baskı ve Ağrı
Bebeğin aşağıya doğru ittiği hissi, kasıklarda dolgunluk, uyluk içlerine vuran ağrı veya belinizin alt kısmında sürekli, künt bir sızı hissedebilirsiniz. Bu ağrı adet sancısına benzer olabilir.
3. Vajinal Akıntıda Değişiklik
Akıntının kıvamının sulanması, miktarının aniden artması veya kanlı/pembe renkli (“nişan gelmesi”) olması rahim ağzının açılmaya başladığını gösterebilir.
4. Suyun Gelmesi (EMR)
Bebeği koruyan amniyon kesesinin yırtılmasıdır. Bazen bardaktan boşalırcasına, bazen de bacaklardan sızan bir ıslaklık şeklinde olabilir. Su geldikten sonra enfeksiyon riski başladığı için doğum süreci tetiklenir.
Erken Doğum Neden Olur? Risk Faktörleri Nelerdir?
Erken doğumun nedeni vakaların yaklaşık yarısında tam olarak bilinemez. Ancak yapılan araştırmalar, bazı faktörlerin riski belirgin şekilde artırdığını ortaya koymaktadır.
Anneye Bağlı Faktörler
- Enfeksiyonlar: İdrar yolu enfeksiyonları, vajinal enfeksiyonlar veya diş eti hastalıkları vücutta enflamasyon yaratarak rahim kasılmalarını başlatan prostaglandinleri salgılatabilir.
- Rahim ve Rahim Ağzı Sorunları: Rahim ağzı yetmezliği (servikal yetmezlik), miyomlar veya rahimdeki yapısal bozukluklar (perde vb.).
- Kronik Hastalıklar: Yüksek tansiyon (Preeklampsi), diyabet, tiroid veya pıhtılaşma bozuklukları.
- Yaşam Tarzı: Sigara, alkol kullanımı, yetersiz beslenme, aşırı stres ve yoğun fiziksel aktivite.
- Yaş Faktörü: 18 yaş altı veya 35 yaş üstü gebelikler.
- Önceki Hikaye: Daha önce erken doğum yapmış olmak, en büyük risk faktörlerinden biridir.
Gebeliğe Bağlı Faktörler
- Çoğul Gebelikler: İkiz veya üçüz gebeliklerde rahim kapasitesi daha erken dolar ve gerilmeye bağlı olarak doğum eylemi tetiklenir.
- Plasenta Sorunları: Plasentanın önde gelmesi (previa) veya erken ayrılması (dekolman).
- Amniyon Sıvısı Sorunları: Suyun çok fazla olması (polihidramnios) rahmi gererek kasılmaları başlatabilir.
Erken Doğum Tanısı Nasıl Konur?
“Acaba doğru mu hissediyorum?” endişesiyle hastaneye başvurduğunuzda, hekimler şu yöntemlerle durumu analiz eder:
- Pelvik Muayene: Rahim ağzında açılma (dilatasyon) ve incelme (efasman) olup olmadığı kontrol edilir.
- NST (Non-Stress Test): Kasılmaların sıklığı, şiddeti ve bebeğin kalp atışlarının kasılmalara verdiği tepki izlenir.
- Transvajinal Ultrason (Servikal Uzunluk Ölçümü): Rahim ağzı uzunluğu ölçülür. 25 mm’nin altındaki değerler, erken doğum riskinin yüksek olduğunu gösterir.
- Fetal Fibronektin Testi: Rahim ağzı salgısında bu proteinin varlığına bakılır. Test negatifse, önümüzdeki 1-2 hafta içinde doğum olma ihtimali çok düşüktür; bu da gereksiz müdahaleleri önler.
Erken doğum belirtileri kaçıncı haftada başlar?
Erken doğum eyleminin ne zaman başlayacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Öncelikle belirtileri olan gebelerin iyi bir ultrasonografik değerlendirme ve jinekolojik muayene yapılması gerekecektir. Ultrasonografik değerlendirmede rahim ağzındaki kısalma yada hunileşme prematür doğumun habercisi olabilir. Bu hastaların seri ultrason takipleri ile yakından takip edilmesi, gerekli olan hastalara rahim ağzına dikiş konulması veya erken doğum riskini azaltan ilaçların başlanması gerekir. Prematür doğum yapan hastaların büyük çoğunluğu 34 hafta ve üzerindedir. Ancak 20 haftanın üzerinde herhangi bir haftada prematür doğum başlayabilir. Her hastanın prematür doğum riski vardır. Ancak en büyük risk daha önce prematür doğum yapan hastalardadır.
Erken Doğum Tedavisi ve Durdurulması
Eğer doğum eylemi çok erken haftalarda başladıysa (özellikle 34. haftadan önce), doktorların öncelikli hedefi doğumu mümkün olduğunca ertelemektir. Çünkü anne karnında kazanılan her 24 saat, bebeğin yaşama şansını artırır.
1. Tokoliz (Doğumu Durdurma Tedavisi)
Rahim kasılmalarını gevşetmek için verilen ilaçlardır (magnezyum sülfat, nifedipin vb.). Bu ilaçlar doğumu tamamen durduramayabilir ancak “ciğer geliştirici iğne”nin etki etmesi için gereken 48 saatlik süreyi kazandırabilir.
2. Kortikosteroidler (Ciğer Geliştirici İğne)
Erken doğum tehdidinde en hayati müdahaledir. 24 ile 34. haftalar arasında, anneye yapılan steroid iğneleri, bebeğin akciğerlerindeki sürfaktan maddesinin üretimini hızlandırır. Bu, doğum sonrası solunum sıkıntısı (RDS) riskini ve beyin kanaması ihtimalini ciddi oranda azaltır.
3. Nöroproteksiyon (Magnezyum Sülfat)
-
haftadan önceki doğumlarda, bebeğin beynini korumak ve Serebral Palsi riskini azaltmak için anneye damardan magnezyum verilebilir.
4. Serklaj (Rahim Ağzı Dikişi)
Eğer sorun rahim ağzı yetmezliği ise ve erken haftalarda (genellikle 12-24. hafta arası) fark edilirse, rahim ağzına dikiş atılarak mekanik destek sağlanır.
Prematüre Bebek Bakımı ve Yoğun Bakım (Küvöz) Süreci
Erken doğan bebekler, cilt altı yağ dokuları az, ciltleri ince ve organ sistemleri henüz tam olgunlaşmamış minik savaşçılardır. Onların evi, bir süreliğine anne karnını taklit eden küvözler olur.
- Isı Dengesi: Vücut ısılarını koruyamadıkları için küvöz içinde sabit sıcaklık ve nem sağlanır.
- Solunum Desteği: Akciğer kapasitelerine göre entübe edilebilirler veya CPAP denilen basınçlı hava desteği alabilirler.
- Beslenme: Emme refleksleri 34. haftaya kadar gelişmediği için genellikle ağızdan veya burundan mideye inen ince sondalarla (gavaj) anne sütü verilir. Anne sütü, prematüreler için en güçlü ilaçtır; bağırsak enfeksiyonlarını (NEC) önler.
- Kanguru Bakımı: Bebeğin durumu stabil olduğunda, annenin veya babanın göğsüyle bebeğin teninin temas ettirilmesidir. Bu temas, bebeğin kalp ritmini düzenler, oksijenlenmesini artırır ve taburcu olma süresini kısaltır.
Erken Doğan Bebeklerde Görülebilecek Sağlık Sorunları
Prematüre bebekler, doğum haftalarına göre değişen bazı komplikasyonlara açıktır:
- RDS (Solunum Sıkıntısı Sendromu): Akciğerlerin tam açılmaması durumu.
- Apne: Solunumun geçici olarak durması (beyindeki solunum merkezinin olgunlaşmaması nedeniyle).
- Sarılık: Karaciğerin tam çalışmaması nedeniyle bilirubin atılamaz.
- ROP (Prematüre Retinopatisi): Gözdeki retina tabakasının damar gelişim bozukluğudur. Düzenli göz muayenesi şarttır, tedavi edilmezse körlüğe yol açabilir.
- PDA (Kalp Açıklığı): Kalpteki bir damarın kapanmaması durumudur. Genellikle ilaçla, nadiren cerrahiyle kapatılır.
Erken Doğumu Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
Her erken doğumu önlemek mümkün olmasa da, riski minimize etmek anne adayının elindedir:
- Erken ve Düzenli Takip: Gebelik öncesi muayene ve düzenli kontroller enfeksiyonların erken saptanmasını sağlar.
- Enfeksiyonlardan Korunma: Vajinal akıntı değişikliklerini önemsemek ve tedavi olmak.
- İdeal Kilo ve Beslenme: Gebeliğe ideal kiloda başlamak, folik asit ve Omega-3 desteği almak.
- Sıvı Tüketimi: Dehidrasyon (susuzluk), oksitosin salınımını tetikleyerek kasılmalara neden olabilir. Günde en az 2.5-3 litre su içilmelidir.
- Progesteron Desteği: Rahim ağzı kısalığı saptanan veya erken doğum öyküsü olan gebelerde, doktor önerisiyle vajinal progesteron kullanımı riski %40-50 azaltabilir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
7 aylık doğan bebek yaşar mı, 8 aylıktan daha mı iyidir?
Halk arasında “7 aylık bebek yaşar, 8 aylık yaşamaz” gibi yanlış bir inanış vardır. Tıbbi gerçek şudur: Bebek anne karnında ne kadar çok kalırsa yaşama şansı o kadar artar ve sağlık sorunları o kadar azalır. 32 haftalık (yaklaşık 7.5 aylık) bir bebeğin yaşama şansı %98 iken, 35 haftalık (yaklaşık 8 aylık) bir bebeğin şansı %99’un üzerindedir ve yoğun bakım ihtiyacı daha azdır. Yani 8 aylık bebek, 7 aylık bebekten gelişimsel olarak her zaman daha avantajlıdır.
Erken doğum riski olanlar nasıl yatmalı?
Erken doğum riski taşıyan gebelerin sol yan tarafa yatmaları önerilir. Sırt üstü yatmak, büyüyen rahmin ana toplardamara (vena kava) baskı yapmasına neden olarak hem annenin tansiyonunu düşürür hem de bebeğe giden kan akışını azaltır. Sol yana yatış, plasentaya giden kan miktarını maksimize eder, böbrek fonksiyonlarını artırır ve vücuttaki ödemin atılmasına yardımcı olur. Tam yatak istirahati gerekiyorsa, doktorun önerdiği sıklıkta hareket edilmelidir (pıhtı riskine karşı).
Ciğer geliştirici iğne kaçıncı haftada yapılır ve etkisi ne zaman başlar?
Kortikosteroid (ciğer geliştirici) iğneler, erken doğum tehdidi varsa gebeliğin 24. haftası ile 34. haftası arasında uygulanır. Genellikle 24 saat arayla iki doz şeklinde yapılır. İlacın tam etkisini gösterebilmesi için ikinci dozdan sonra en az 24 saat, ideal olarak 48 saat geçmesi gerekir. Etkisi yaklaşık 7 gün boyunca maksimum düzeyde devam eder. Bu süre içinde doğumu ertelemek tedavinin ana hedefidir.
Prematüre bebeklerin düzeltilmiş yaşı nedir, nasıl hesaplanır?
Prematüre bebeklerin gelişim takibi (boy, kilo, nörolojik gelişim) doğum tarihine göre değil, “olması gereken doğum tarihine” göre yapılır. Buna düzeltilmiş yaş denir. Örneğin; bebek 2 ay (8 hafta) erken doğduysa ve şu an takvim yaşı 4 aylıksa, düzeltilmiş yaşı 2 aydır. Ek gıdaya geçiş hariç, nörolojik gelişim ve aşı takipleri 2 yaşa kadar düzeltilmiş yaşa göre değerlendirilir.
Stres veya üzüntü erken doğuma sebep olur mu?
Evet, kronik ve yoğun stres erken doğumu tetikleyebilir. Stres anında vücut kortizol ve adrenalin hormonları salgılar. Bu hormonlar, CRH (kortikotropin salgılatıcı hormon) üretimini artırarak rahim kasılmalarını başlatan mekanizmayı erkenden devreye sokabilir. Ayrıca stres, bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle gebelik döneminde psikolojik iyilik hali en az fiziksel sağlık kadar önemlidir.
Erken su gelmesi durumunda bebek hemen doğmak zorunda mı?
Hayır, her zaman hemen doğmak zorunda değildir. Eğer su gelmesi (EMR) 34. haftadan önce gerçekleştiyse ve anne veya bebekte enfeksiyon belirtisi yoksa, bebek iyi durumdaysa “bekle-gör” tedavisi uygulanabilir. Anne hastaneye yatırılır, antibiyotik tedavisi başlanır ve steroid yapılır. Amaç, enfeksiyon kapmadan bebeği anne karnında tutabildiğimiz kadar tutmaktır. Ancak 34-37 hafta arasında veya enfeksiyon varsa genellikle doğum başlatılır.
Rahim ağzı kısalığı (servikal yetmezlik) belirti verir mi?
Rahim ağzı yetmezliği genellikle “sessiz” ilerler ve ağrılı kasılmalar olmadan rahim ağzının açılmasıyla sonuçlanır. Bu nedenle çok tehlikelidir. Bazı kadınlar vajinada dolgunluk hissi, lekelenme veya sümüksü akıntı artışı hissedebilir. Ancak en kesin tanı, riskli gebelerde yapılan düzenli transvajinal ultrason ölçümleriyle konur. 16-24. haftalar arası ölçüm kritik önem taşır.
Prematüre bebek ne zaman taburcu olur?
Taburcu kararı için belirli bir kilo sınırı yoktur (genellikle 2000 gram civarı hedeflenir), önemli olan bebeğin fizyolojik yeterliliğidir. Bebek; oda sıcaklığında vücut ısısını koruyabiliyorsa, solunum desteğine ihtiyaç duymadan nefes alabiliyorsa, ağızdan (meme veya biberon) tüm besinini alıp kilo alabiliyorsa ve apne (solunum durması) atakları yaşamıyorsa taburcu edilebilir. Bu süre 34-36. haftalara denk gelebilir.
Cinsel ilişki erken doğumu tetikler mi?
Sağlıklı ve risksiz bir gebelikte cinsel ilişki erken doğuma neden olmaz. Ancak; erken doğum öyküsü, rahim ağzı kısalığı, plasenta previası olan veya suyu gelen gebelerde cinsel ilişki yasaklanır. Semen içindeki prostaglandinler ve orgazm sırasındaki kasılmalar, riskli gruplarda doğumu tetikleyebilir. Doktorunuz yasaklamadıysa son haftalara kadar cinsellik güvenlidir.
Erken doğum genetik midir, annemde varsa bende de olur mu?
Genetik yatkınlık, erken doğum risk faktörlerinden biridir. Yapılan çalışmalar, annesi veya kız kardeşi erken doğum yapmış kadınların, bu öyküsü olmayanlara göre %30-40 daha fazla risk taşıdığını göstermektedir. Ancak bu kesinlikle erken doğum yapacağınız anlamına gelmez; sadece daha yakın takip edilmeniz gerektiğini gösteren bir işarettir. Çevresel faktörler genetikteki rolü değiştirebilir.
Magnezyum tedavisi doğumu ne kadar geciktirir?
Magnezyum sülfat, akut dönemde kasılmaları durdurmak veya yavaşlatmak için kullanılır ancak uzun vadeli bir çözüm değildir. Genellikle doğumu 24 ila 48 saat geciktirebilir. Bu süre kısa gibi görünse de, ciğer geliştirici iğnelerin yapılması ve bebeğin organ gelişimi için hayati önem taşıyan steroidlerin etki etmesi veya annenin daha donanımlı bir merkeze sevki için “altın değerinde” bir zamandır.
Diş enfeksiyonları erken doğuma yol açar mı?
Evet, ağız ve diş sağlığı ile erken doğum arasında güçlü bir ilişki vardır. Diş eti hastalıklarına (periodontitis) neden olan bakteriler kan dolaşımına karışarak plasentaya ulaşabilir ve burada enflamatuar yanıt oluşturabilir. Bu durum prostaglandin salınımını artırarak rahim kasılmalarını başlatabilir. Bu nedenle gebelik planlayanların diş muayenesi olması ve gebelikte diş eti kanamalarının önemsenmesi gerekir.
Prematüre bebeklerde ROP muayenesi neden önemlidir?
Prematüre Retinopatisi (ROP), erken doğan bebeklerin göz damarlarının anormal gelişmesi sonucu oluşan ve körlüğe kadar gidebilen bir hastalıktır. 32 haftadan önce veya 1500 gramdan düşük doğan tüm bebeklere, doğumdan 4-6 hafta sonra mutlaka göz doktoru tarafından ROP muayenesi yapılmalıdır. Erken teşhis edilirse lazer veya iğne tedavisi ile görme kaybı tamamen önlenebilir.
Progesteron ilacı veya iğnesi erken doğumu engeller mi?
Evet, belirli hasta gruplarında oldukça etkilidir. Özellikle daha önce erken doğum yapmış veya ultrason ölçümünde rahim ağzı kısa (25 mm altı) saptanmış gebelerde, vajinal progesteron (fitil/jel) veya progesteron iğneleri rahim kasını gevşeterek ve rahim ağzını güçlendirerek erken doğum riskini önemli ölçüde azaltır. Ancak ikiz gebeliklerde etkisi sınırlıdır.
Erken doğan bebekler zeka geriliği yaşar mı?
Her erken doğan bebekte zeka geriliği veya nörolojik sorun olacak diye bir kural yoktur. Özellikle 32. haftadan sonra doğanların gelişimi genellikle yaşıtlarıyla aynıdır. Ancak 28 hafta altı (aşırı prematüre) doğanlarda beyin kanaması ve oksijensiz kalma riski daha yüksek olduğu için serebral palsi, öğrenme güçlüğü veya dikkat eksikliği riski artabilir. Erken müdahale ve fizik tedavi ile bu riskler minimize edilebilir.
İkiz gebeliklerde erken doğum kaçınılmaz mıdır?
İkiz gebeliklerin yaklaşık %60’ı, üçüzlerin ise %90’ından fazlası erken doğumla (37. haftadan önce) sonuçlanır. Bunun temel nedeni rahmin aşırı gerilmesi ve kapasitesinin dolmasıdır. İkizler için ortalama doğum haftası 35-36 hafta civarıdır. Ancak iyi bir takip, istirahat ve beslenme ile ikizlerini 38. haftaya kadar taşıyan anneler de mevcuttur. “Kaçınılmaz” değil ama “yüksek ihtimal” demek daha doğrudur.
Yolculuk yapmak erken doğumu tetikler mi?
Sarsıntılı yolculukların doğrudan doğumu başlattığına dair kesin kanıt yoktur. Ancak uzun süre hareketsiz oturmak pıhtı riskini artırır ve yorgunluk stresi tetikler. Riskli gebeliği olan, kanaması veya kasılmaları olan anne adaylarının uzun yolculuk yapması önerilmez. Sağlıklı gebelerde ise 3-4 saatte bir mola verip yürümek şartıyla yolculuk yapılabilir. Uçak yolculuğu 36. haftaya kadar (doktor raporuyla) genellikle güvenlidir.
Sık ultrasona girmek bebeğe zarar verir veya doğumu başlatır mı?
Hayır, ultrason ses dalgalarıyla (radyasyon içermez) çalışır ve dokular üzerinde ısı artışı veya zararlı bir etki yaratmaz. Sık ultrasona girmek düşüğe veya erken doğuma neden olmaz. Aksine, riskli gebeliklerde sık ultrason takibi (doppler ve servikal ölçüm), olası sorunları erkenden yakalamak ve zamanında müdahale etmek için hayati önem taşır.
Erken doğum sonrası anne sütü kesilir mi, nasıl artırılır?
Erken doğum stresi ve bebeğin emememesi nedeniyle süt inmesi biraz gecikebilir (3-5 gün). Ancak kesilmesi beklenmez. Sütü artırmanın en iyi yolu, bebek doğar doğmaz (ilk 6 saat içinde) sağım yapmaya başlamaktır. Bebek emmese bile her 2-3 saatte bir (gece dahil) düzenli sağım yapmak, beyne “bebek emiyor” sinyali gönderir ve süt üretimini başlatır. Kanguru bakımı da sütü artıran en etkili yöntemdir.
Serklaj (Rahim ağzı dikişi) kesin çözüm müdür?
Serklaj, rahim ağzı yetmezliği tanısı olanlarda “can kurtarıcı” bir işlemdir ancak %100 garanti vermez. Dikişe rağmen kasılmalar başlayabilir veya su gelebilir. Serklajın başarı oranı %85-90 civarındadır. İşlem sonrası enfeksiyon kapmamak, cinsel ilişkiden kaçınmak ve aktivite kısıtlamasına uymak başarısını artırır. Acil (kurtarıcı) serklajlarda başarı oranı, planlı serklajlara göre daha düşüktür.
Sonuç Olarak;
Erken doğum, ebeveynler için korkutucu bir senaryo gibi görünse de, yenidoğan yoğun bakım ünitelerindeki (NICU) teknolojik ilerlemeler sayesinde artık “parmak bebekler” bile hayata sıkı sıkıya tutunmaktadır. Unutmayın ki, modern tıp ve sevginin gücüyle, avuç içine sığan bu minik kahramanlar geleceğin sağlıklı bireyleri olabilmektedir. Belirtileri önemseyin, doktorunuzla işbirliği yapın ve umudunuzu asla kaybetmeyin.




[…] olmasına bağlı olarak orta çökük, kenarları hafif kalkık görünümdedir. Bu durumda IUGR, erken doğum veya plasenta dekolmanı riski […]
[…] haftada doğum olacağını önceden kestirmek mümkün değildir. Ancak ikiz gebeliklerde erken doğum riski artmıştır. İkiz gebelikler hafta hafta ikiz gebelik gelişimi takip edilerek genelde […]
[…] önemli problem erken doğuma bağlı henüz akciğerlerin yeterince gelişmemiş olmasıdır. Buna bağlı olarak solunum […]
[…] emilimi açısından faydalıdır. Preeklampsi riskini azalttığı söylenirken eksikliğinde erken doğum riskinin arttığı belirtilmektedir. Gebelikte C vitamini içeren sebze ve meyveleri bol bol […]
[…] Erken doğum için risk faktörleri olan ikizlere veya üçüzlere (veya daha fazla) hamile olmak […]
[…] uterus, kadınların yaklaşık %0.1-0.5’inde görülür. Bu anomaliye sahip kadınlarda erken doğum riski yüksektir ve rahmin sınırlı alanı nedeniyle bebek gelişimi […]
[…] gebe kalabilir. Yaralar gebelik sırasında lekelenmelere neden olabilir ancak düşük veya erken doğuma neden olmaz. Ancak beraberinde enfeksiyon varsa bu durumda hamilelerde düşük ve erken doğum […]